Follow by Email

28.5.09

çocuk


Bir fotoğraf neden birçok duyguyu alevlendirir içimizde bazen biliyor musunuz? Ya, içinde sen varsındır, ya da içindeki parlayan o gözleri tanıyorsundur veya seni çekip götürür o adsız ansız zamana, hiç bitmeyene ve bitmeyecek olana, çok şey anlatır işte o zaman bir fotoğraf insana. Bir fotoğraf gerçekse çok şey paylaşır izleyici ile işte bu fotoğraf da onlardan biri fakat içinde ne ben varım ne de tanıdık birileri sadece içinde adı hiç geçmeyecek bir şeyi anlatıyor. Bir başlangıcın ta kendisini. Bir temmuz akşamında batan güneşin cılız ışık huzmesi ile aydınlattığı sokağı. Sessizliğin, ağaçsız, topraksız, arkadaşsızlığın kardeşsizliğin son hali gelip geçen, geçip gidecek günlerin ilkini. Bu fotoğraf onu oyuna dahil etmeyenlerin geride bıraktığı erken kişiyi. Her akşamüstü yorgun işçi babaların eve döndüğünde ardındaki yollarda bıraktığı ıssızlığı anlatır.

Çocuk topu duvara atar.
Duvar çocuğa atar, çocuk duvara, duvar çocuğa… çocuk… duvar… çocuk…

bu böyle sürer gider her akşam.

Hiç gelmeyen biri vardır. O gelmeyeni hiç bıkmadan beleyen bir çocuk. Beklerken büyüyen bir çocuk, büyürken hiçbir şeyin değişmeyeceğini anlamaya çalışan bir çocuk. Tıpkı fotoğraftaki gibi; bir çocuk bir duvar bir de arada gelip giden zaman.

Zaman durmaz çocuk büyür, duvar dipleri yine tenhadır ve artık anlamıştır, o hiç gelmeyenin yolu yokuştur.

hiperaktiftosbaa'ya teşekkürler...

22.5.09

açılın leennn


Sevgili arkadaşım barış almış yeni motosikletini (Yamaha XT660R) bana gelmiş nispet yapmaya, elbette kaptım hemen elinden makineyi “Açılın lennnn…” nağraları ile bir güzel gazladım evvela bir test edelim kornasına basalım değil mi ama. Nazar değmesin canavar bir makine çok saldırgan, tepkileri çok ani. Barışım gibi herkesin gönlündeki motosiklete kavuşmasını dilerim...

Bu küçük gezi susuzluğumu dindirmese de bir parmak bal çalınmış oldu sırıtan ağzıma. Eve çıkıp birer kahve içtik sohbet eşliğinde, ardından su dökerek uğurladım arkadaşımı bu canavarla bir tur daha attıktan sonra tabiî ki. Geri dönmeye pek istemesem de çok bekletmedim barışımı.

Ayaklarım yere bastı resmen. Bu gaz bana bir süre yeter.



18.5.09

Hani benim asi küheylanım nerede?


Rüzgâra hasret yel değirmeni misali varlığımın anlamını sorgular oldum. Beni bütünleyen özümün gizindeki sır kayboldu, büyü bozuldu. Haram oldu patikalar dar yollar. Nasıl bir büyüydü bu? Ne sırtımda kavuran güneşin sıcağı, ne postalımda yağmur suyu var yitip gitmişler. Ellerim donmuyor, alnıma vuran serin rüzgâr yok. Bahçelerden çalınan elmalar, dere boyu molalar yok. Şimdi göğün ve yeryüzünün binlerce rengi yok. Renksiz kaldı tüm gelincik tarlaları, kokularıyla birlikte gittiler. Bahar gelmedi hiç. Nerede o ateş başında dostlarla söylenen türkü? Gece boyu şiltenin üstünde izlediğim kayan yıldızlar, o yıldızlara bağladığım dileklerime ne oldu? Neredeler? Dağ başlarının güzel nefesine sığınıp şişelerce rakıyı abanarak içtiğimiz o kaçışlara ne oldu? “Sevemez kimse seni benim sevdiğim kadar” diye haykırdığımız o sevgili ne zaman terk etti? Geçmiş ve geleceğin o uç uca birleştirdiğimiz beyaz çizgiden elleri nasıl silindi. Evet şimdi daha iyi anlıyorum bütün bunların sebebi sendin küheylan. Nasıl ki gittin durdu zaman.


gelincik tarlası

15.5.09

cumartesi oldu hüzünlendim ben yine

Efkarlanırım

Mektup alır, efkarlanırım;
Rakı içer, efkarlanırım;
Yola çıkar, efkarlanırım.
Ne olacak bunun sonu, bilmem.
"Kazım'ın" türküsünü söylerler,
Üsküdar'da;
Efkarlanırım.

Orhan Veli Kanık

Yine neden efkârlısın demeyin bu kez yola çıkıp efkârlanmak yerine yolsuz kalıp efkârlandım. Bu sabah aylar öncesinden başlayan bir yol heyecanına iştirak edememenin üzüntüsünü yaşıyorum.

Ah ah ne olacak bunu sonu bilmem. Hafta içi en sevmediğim motosiklet ustalarını bir bir dolandım yedek parça bulmak umuduyla, buldum bulmasına da parçalar bütünün fiyatına yaklaşınca çaresiz kaldım. Neyse bir süre daha erteledik bu tamir işini elde olmayan nedenlerden. Fakat Haziran'daki Ilıca gezisini kaçırmayı düşünmüyorum hiç..

Sevgili dirtycats üyeleri, arkadaşlarım, dostlarım, yoldaşlarım, dün rahatsız olduğumdan haftalık toplatıyada gelip sizlere iyi yolculuklar diliyemedim bu vesile ile hepinize güzel bir yol tatlı bir toros havası diliyorum.

Sizi burdan izliyorum…

dirtycats

gezi yazısı