Follow by Email

28.5.09

çocuk


Bir fotoğraf neden birçok duyguyu alevlendirir içimizde bazen biliyor musunuz? Ya, içinde sen varsındır, ya da içindeki parlayan o gözleri tanıyorsundur veya seni çekip götürür o adsız ansız zamana, hiç bitmeyene ve bitmeyecek olana, çok şey anlatır işte o zaman bir fotoğraf insana. Bir fotoğraf gerçekse çok şey paylaşır izleyici ile işte bu fotoğraf da onlardan biri fakat içinde ne ben varım ne de tanıdık birileri sadece içinde adı hiç geçmeyecek bir şeyi anlatıyor. Bir başlangıcın ta kendisini. Bir temmuz akşamında batan güneşin cılız ışık huzmesi ile aydınlattığı sokağı. Sessizliğin, ağaçsız, topraksız, arkadaşsızlığın kardeşsizliğin son hali gelip geçen, geçip gidecek günlerin ilkini. Bu fotoğraf onu oyuna dahil etmeyenlerin geride bıraktığı erken kişiyi. Her akşamüstü yorgun işçi babaların eve döndüğünde ardındaki yollarda bıraktığı ıssızlığı anlatır.

Çocuk topu duvara atar.
Duvar çocuğa atar, çocuk duvara, duvar çocuğa… çocuk… duvar… çocuk…

bu böyle sürer gider her akşam.

Hiç gelmeyen biri vardır. O gelmeyeni hiç bıkmadan beleyen bir çocuk. Beklerken büyüyen bir çocuk, büyürken hiçbir şeyin değişmeyeceğini anlamaya çalışan bir çocuk. Tıpkı fotoğraftaki gibi; bir çocuk bir duvar bir de arada gelip giden zaman.

Zaman durmaz çocuk büyür, duvar dipleri yine tenhadır ve artık anlamıştır, o hiç gelmeyenin yolu yokuştur.

hiperaktiftosbaa'ya teşekkürler...

12 yorum:

Elif..den dedi ki...

Çocuksu düşlerimiz her zaman masumdur. O düşleri kirletenler,onları anlayamayanlardır

Siminya dedi ki...

bana bir resim yollamıştınya, ondan anlamıştım resimlere bakarken düşünen, anılara giden biri olduğunu mali'm. çok farklı bir adamsın seviyorum farklılığını.. bu fotoğraf ne güzelmiş

hayatınortasında dedi ki...

Çok güzel..hem fotoğraf, hem yazı.

mali_k dedi ki...

fotoğraflar dili oluyor bazen yaşantımızın hem onu paylaşayım hem uzum zamandır içimdeki yansımasını anlatayım dedim, bir de dilime kement vurmadan yazzabilsem keşke...

siminya, bazen sözün bittiği yere gidiyor işte fotoğraflar ve sen benden iyi tanıyorsun onları...

hayatın ortasında, ben çok severek ekledim fotoğrafı beğeneceğinizi düşünere sevindim..

Elif, bırakalım anlamasınlar fakat kirletmek kimsenin hadine değil buna izin vermemek dileği ile....

Travis dedi ki...

"the child is grown"

mali_k dedi ki...

sevgili travis ne demek istediğini çok iyi anladım ve sanırım sende beni gayet net anlamışsın fakat neden bu yolu seçip beni google çeviri araçları ile uğraştırdın bunu anlamadım, sana kendi ana dilimde yanıt vermek istiyorum.

Yalnızlık da büyür...

sufi dedi ki...

Sevgili YOLCU;
Uzun zamandır yoktun, yoksa sen de duvarlarla top oynamanın yürekliliğini mi yaşıyordun o çocuk gibi.Ama inan ki insan gibi insan olanlar taaa çocukluktan kendine kendi dünyalarını kurabilenlerdir.Sevgilerimle.

YALNIZLIK OKULU dedi ki...

abi sen ne yaptın böyle ya...Yaraladın resmen içimdeki kaybetmiş çocukluğumu...Hasta olup sokağa çıkamayıp evde topu duvara vurdurduğum günler geldi aklıma...Gündüz gündüz dertlendim efkarlandım gidip içesim geldi...

mali_k dedi ki...

yalnızlık okulu özür dilerim istemeden oldu valla...

sevgili sufi ben çok yazamıyorum fakat tüm arkadaşlarımın yazılarını ilgiyle takip ediyorum söyliyecek bir şeyim olmadığında susmayı tercih ediyorum içimden bir şeyler geldiğindeyse düşünmeden yazıyorum işte ama hep buralardayım biraz geç de olsa okuyup yazıp buralarda olmaya çalışıyorum...

mali_k dedi ki...

hiç kimse bilmedi an
lamadı hic kimse, hiç kimse görmedi, duymadı bilmedi hiç kimse hiç.
hiç kimse olmadı o ikindi vakitleri
dönmedi eve hiç kimse
hiç kimsemiz olmadı
yalnızca
hiç bir şey olmaz
büyüyünce geçer dedi herkes
büyüdüm geçmedi işte..

Berrin'deniz' dedi ki...

duvarın dıbınde yalnız usuyen ve annesız bır cocugu anımsadım bende..o cocuk ıcın yazdıgım siiri..
zaten burkuk ıcım ıyıce buruldu. bu sersem pazar sabahında.

malikocas dedi ki...

sevgili berrin'deniz' o şiirinizi de ekleseniz ne güzel olurdu...