Follow by Email

27.3.09

Tahaan ve Milyoner Boyle

Şimdilerde Milyoner filmini izlemiyenimiz yoktur. Bende izledim bu filmi ve filmin iç dinamiği mutlu sona sürüklerken o an çok da şikayetçi olmadım fakat içimi kemirip duran canımı yakan birşey vardı. Gereksiz ajitasyon. Bu Anglosaksonlar soyu değilmiydi Hindistanı yıllardır sömürenler peki şimdi yine bu ingiliz olan Boyle ne verdi bu filmde halkın yoksulluğu yine kendi kötü kişilerinin zulmü olduğunun yoksulluğun doğal olduğu bu bölgeye özgü olduğu izlenimi dışında ne verdi yada vermeye çalıştı Boyle insanlara umudun bir piyango yahut bir yarışmadan gelecek kazanılmamış bir parayla kurtuluş vaatleri dışında ne anlatmaya çalışıyordu. Bence koca bir hiç fakat bu filmin başarısı yine Boyle'in soydaşlarınca kanıtlanmıştı onca övgüyle ve ödüllerle. Klasik american tarzı kurgusu ve geçmişini görmezen gelip yarattığı çaresizliği ajite ederek buğdayını bir kez daha övütüp meyvesini yemeye çalışıyor bu acındırma plolitikası ile ve Boyle buna ne diyor; sanat, bu sanat filmi neden-sebep ikilemine hiç yer vermiyor dramatik yapısında. Damdan düşme, anadoğma Allah vergisi bir yoksulluk tablosu çiziyor, peki bu sanat kimin için? Ne veriyor konu edindiği halka ve sınıfa? Ne sömürmüşüz ya adamları demek içinse evet birileri dengeliri fena halde bozmuş, insanların yaşam hakklarının sınırlarını çizerek. Bu film bu nedenlerden dolayı beni çok rahatsız ediyor.

Bir diğer yüzü daha var elbette madalyonun o da Tahaan'ın çocuksu gözlerinden baktığımız, korkusuz umudu ve inanacı ile anlatılan Hindistan, o hindistanın onbeş dilini dinini olanca çeşitliliğini insancıllğını, yansıtıyor bu çocuk. Yalan bir vaatler değil gerçek bir umutla hayata sarılan doğrusunu yanlışını iyisini kötüsünü eleştirmeden objektif samami bir duyguyla sunan, bir çıkış yoluysa ayakta kalmayı sağlayan şey onu en basit şeylerden yola çıkılarak bulunmabileceği savını öne süren güzel ve oldukça keyifli bir flim TAHAAN. Santosh Sivan'ın kitabından senaryolaştırılmış, keşke kitabını okumuş olsaydım dedim izlemeden.

Gerçeğin küçük bir kesitide olsa en azından gerçek bir kesit, sorusu ve cevabı ile birlikte.

Asıl amacım Boyle kıl oluyorum ama Tahaanı çok beğendim demekti de yine lafı çok dolandırdım.

Bu defa genel kuralımı bozup kendime bir ayrıcalık tanıyorum ve blogumda genel amaçlı bir başka sayfa açamadığından motosiklet dışında bir konuya yer veriyorum.


4 yorum:

Siminya dedi ki...

milyoner filmini izlemedim çünkü popüler olan şeylere karşı önce uzak durmayı seviyorum, üzerinden zaman geçince kimse yüzüne bakmayınca daha objektif bir gözle bakabiliyorum. bu yüzden lost dizisinide izlemedim.

ajitasyon en nefret ettiğim şeydir, çağan ırmak filmlerinden hoşlanmıyorum, bana göre trajedi içindeki komiklikler daha güzeldir, her sahnede bi höykürme ıyyhh dayanılır gibi değil.

tahaan'ı merak ettim bakalım bakalım :)

mali_k dedi ki...

Tahaan filmi popüler değil malesef izliyebilirsin bende popülariteye karşıyım, herkesin dediğini dinlemem ama konu sinema olunca bende akansular durur. Çağana Irmak konusuna da gelirsek yapıyor bu işi hakkıyla siminya ber şahsen onun imkanlarına sahhip olsam bu kadar iyi yapamam ama isterdim ayrı konu adamın babam ve oğlum filmini ölsem gitsem unutmam valla ne de osa bizim seninki gibi hollywood yıldızılarına benzeyen Alan Delon bir babamız yok ajite bazen işi yarıyor bizim gibi alt tabakadan insanlara, bir kalbimiz olduğunu falan hatırlatıyor. Neyse yine sade ilk yorum senden geliyor ne güzel. Bu blog alemindeki ilk dostumsun bundan dolayı yorumların benim için ayrıcalıklıdır beni yorumsuz burakma tamam mı?

Siminya dedi ki...

Nereye gitcek mişin? Bizim mahalleye gel sana gecekondu tutarım, eşyalarını temin ederim, bi yere gideyim deme havalım :)

bide babam bence çirkin :)

mali_k dedi ki...

Teşekkürler siminya sen hazırlıkları yap gelmeyen, şey eee ney uuu aaa iii ama gelicem az kaldı, ne biliyim sen çağır yeterki ama yolun uzun be arkadaşın... gellicem ama sen sözünü unutma tamam.,,,,